• Murat Hüseyin inceoglu

SİVAS "Resimler ve enstantaneler"

Bu yazıya klasik bir Anadolu kentindeki tüm sıradanlıkları ve bizim kötü kentleşme örneklerimizi dahil etmedim. Bu bir Sivas gezi rehberi de değildir. Doslarımla beraber kentte geçirdiğim üç gün ve ailemle daha önce gittiğim bir günden objektife takılan görüntülerin derlendiği bir çok resim az yazı sunumudur.


Anadoluya iz bırakan medeniyetlerin izlerine geçmeden yalın ve yorumsuz bizim bıraktığımız izi gösteren bir kare.


Sivas kongre binası kentin kalbi konumunda ve içerisindeki sunum ve hazırlanış da oldukça takdire değer.



Sivas'ın sembolü ne deseler hemen herkesin aklına çifte minareli medrese gelir. Aslında minareleri dışında kendisi yıkık olan bu binanın Gökmedrese yerine bu kadar meşhur olması da şaşırtıcı oysa.

Binanın sadece ön cephesi ayakta.




Kongre binası, Çifte minareli medrese ve Buruciye medresesi arasında kentin meydanı var. Eski Valilik binası da meydana renk katıyor. Ama sanki biraz daha yeşil arıyor insan.




Alttaki resimde bir resim hilesi kullandım yürüyüş yolu kıyısındaki güller, cami ve Çifte minareli medrese tek bir bütün gibi görünüyor.

Buruciye medresesi içinde bir çay veya kahve içmeniz mümkün. Klasik Selçuklu medrese yapılarının iyi örneklerinden.



Taşhan iyi korunmuş mimrarisi ile kahve mekanı gibi. Bayramda dükkanlar kapalı olunca yerine brandalar kalmış.



Tarihi selçuklu kümbetlerini burada da gömek mümkün.

Ay tam üzerinden bizlere selam gönderiyor.



Kentin ara sokakları güzel restore edilmiş güzel evler ve keşke hiç olmasaymış dediğimiz çirkin yeni yapılarla dolu.

Adamın dükkanını direk çekmemek için bende poz verdim mecburen.


Çok kedi görmedik aslında (belki bayram tatilindeydiler.) Ama tabelalar hoş olmuş.

Kale civarında da yoğun bir restorasyon var.

Çekezin kahvesi kentin olmazsa olmazlarından eski bir mekan ama lezzetli kahvesi, otantik ortamı ile mutlaka uğrayın dedirten bir yer.






Mekan çok otantik ancak sanıyorum kahveler eskisi gibi odun ateşinde değil.


Kentin hemen dışında Hamidiye parkı diye bir park yapılmış çok büyük ve güzel bir alan mutlaka bir ziyaret etmenizi öneririm.



Güneş ve bulut adeta ağaçla bütünleşti

Parkın ana teması atlar üzerine, içesinde at binme alanı var.

Ve dünyada tek örnek savaş atları üzerine tematik bir müze de var.

Müze sunuş ve hazırlanış bakımından çok başarılı.




Güzel hazırlanmış görseller ve iyi bir sunum benim takdirimi kazandı doğrusu.



Kentin eski han ve yapıları çoğunlukla yenilenmiş. Hatta bazıları aktif olarak otel hizmeti veriyor.





Kente gelince Sivas kebabı olmazsa olmazlardan sayılır.


Arkeoloji müzesi biraz eskimiş sunumuna karşın dikkate değer mir mekan.


Hititler aslında Anadolu'nun gerçek yerlileri sanırım.

Alttaki iki öküz ojjinal. Tanrının savaş arabasını çekiyorlarmış ve gündüz ve geceyi sembolize ediyorlarmış.

Küvet yaklaşık bir metre derinliğinde içerisine oturunca dışarıyı görmek imkansız. Hani dünyadan kendini soyutlamak isteyenlere uygun.

Altın her devrin favorisi, bu objeler çocukmuş ancak bana daha çok iskelet hissi verdi.

Arkeoloji müzesinin karşısında eski esnaflık kollarının sergilendiği bir bölüm ile Osmanlı sanayi mektebi var ki gerçekten çok güzel yapılar.


Sunum ve görsellik çok güzel.


Alttaki resimler ahşap yakma tekniği ile yapılmış. Şaşırtıcı derecede başarılı.


Ahşap yakma tekniği ile Kaplumbağa Terbiyecisi


Günümüze ait bir ilgi çekici yer ise Hobbit evlerine özenilerek yapılmış Hobbit otel gerçekten çok başarılı.



Odaları da iki bölümden oluşuyor ve hayli güzel.



Eski bir cami


Eğri mirareli camii ise hayli ilginç.

Pisa kulesinin bu kadar meşhur olduğu dünyada bizim bile hiç tanımıyor olmamız şaşırtıcı oldu doğrusu.

En güzelini en sona sakladım; bence kentteki en ikonik yapı Gökmedrese.


Mavi gökyüzüne nazire yapar güzellikte.

Turkuaz rengi adını Türklerden alıyor bildiğiniz gibi. Bunu haklı çıkartacak bir görsel.

Tüm Sivas gezi rehberi değilde Sivastan objektife takılanlar gibi düşünmenizi istediğim bir görsel hazırladım. Umarım hoşunuza gider.



0 yorum