• Murat Hüseyin inceoglu

"Tokyo'nun Parlak yüzü" 東京

      Tokyo'nun kuzey batısı ve güneyini içine alan bir gezimiz olacak. Bugünkü gezi rotamızda da üç başlıklı : iKEBUKURO, MiNATO, AKiHABARA.


Odaiba Tokyo'da atlanmaması gereken bir yer.

    1- iKEBUKURO Bölgesi

     Bugün sabah bölümünde size İkebukuro civarını gezdireceğim. Tokyo'dan ayrılmadan bir şey almadık dememeniz için sizi değişik kategorilerde alışveriş dükkânlarına sokacağım. Umuyorum ki bu Tokyo mini alışveriş turunda gürültüden kafanız şişecek, uyaran çokluğundan saflaşacak ancak pek mutlu ayrılacaksınız.



     TOKYU HANDS

    Tokyo'daki önemli bir diğer zincir mağaza ise Tokyo Hands. Burada da ufak ev eşyalarından kırtasiye malzemelerine, hobi ürünlerinden, orjinal el ürünlerinden, ayakkabıya kadar her şeyi bulabilirsiniz. Tokyo'daki en büyük Tokyo Hands ise Ikebukuro'daki olanı. Biz çok güzel ve etkileyici bulduk umarım sizde seversiniz. Hayvan sevginiz varsa en üst katta pet bölümü var, özellikle kıyafetleri almasanız da bir görmenizi öneririm doğrusu. Kırtasiye bölümünü özellikle atlamayın. Ama ille de ucuz olsun diyorsanız az sonra...



    SUNSHiNE CiTY

    Burası devasa bir alışveriş merkezi öyle ki gezseniz bir gününüzü yer. İçinde dev akvaryumlardan, yapay ormanlara, yüzlerce mağazadan panaroma teraslarına kadar alternatif var. Size burada sadece bir amaç öneriyorum.



    DAiSO

     Bunlardan ilki bir mağaza, Japonya'ya gelmişken 100 Yen Shop görmeden gitmek olmaz. Şehrin her tarafına yayılmış çok sayıda mağazası var ve satılan ürünlerin tamamı 100 Yen, veya oldukça hesaplı bir fiyat etiketine sahip. Bu tür mağazaların en ünlüsü Daiso. Aklınıza ne gelirse burada var. Tencere tavadan okuma gözlüğüne, ufak elektronik aletlerden kulaklıklara, hediyelik eşyalardan yiyeceğe, içeceğe kadar on binlerce ürün. Üstelik hepsi ortalamadan ucuz.



      iKEBUKURO Tren istasyonu

     Şimdi aklınıza biz istasyonun neresini gezeceğiz diyen izleyicilerimiz varsa günde 2.5 milyon insanın geçtiği, yemek yediği, hoşbeş edip evine gittiği neresiyse orasını diyeyim. Seçici olmazsanız bir hafta gezseniz bitmez. Az yer göstereceğim sizlere. Seibu Underground Department Store diye bir bölümü biraz yürümelisiniz ki burası Japonya'nın en büyüğü (eheh). Bir yiyecek bölümü var gezerken yorgunluktan ve kalabalıktan bitebilirsiniz. Zaten Japonya'da aperatif yemek konusunda çok seçici olmazsanız her yerde yiyecek bulabilirsiniz. Yani tüh aç kaldım aklınızın ucundan bile geçmesin. Yalnız karşınıza yiyecek seçeneği çıkma sıklığı ve çeşitliliği nedeniyle net bir öğün sayısı oturtmakta zorlanabileceğinizi düşünüyorum. Bir notta fast food zincirleri için vereyim ömrümde bu kadar çok ve sık olduklarını görmedim. Aynı meydanın hem sağında hem solunda bile olduğuna rast geldim. Bu ülkede çok popülerler.


Yiyecek çeşitliğine inanamayacaksınız

    2- MiNATO Bölgesi

     İki durağımız olacak birincisi bir tapınak ikincisi Eifel kulesi, evet yahu yanlış okumadınız bildiğiniz Eifel kulesi.



    ZOJOJi TEMPLE

    Bugünkü tapınak gezme kontenjanınızı Zojoji tapınağı yönünde kullandım. Tapınak ise şehrin tam merkezinde sayılabilecek bir konumda. Senso Ji tapınağına göre çok daha küçük ve gösterişsiz (bakınız Tokyo’nun geleneksel yüzü). Tapınağın yakınında Tokyo Tower bulunuyor ve ön taraftan her ikisi de aynı fotoğraf karesine sığıyor ki bu çok hoş bir görüntü sunuyor.



     Bu tapınağın diğerler tapınaklardan farklı bir özellik olarak bir köşesinde pek çok taştan bebek heykelleri olan bir bölümü var. Bu taş bebekler ise düşük, kürtaj vb. durumlar sonucu doğmadan ölmüş bebekleri simgeliyor. Böyle bir durumla karşılaşan aileler boş bir bebek heykelini evlat ediniyor seçip çeşitli elbiselerle, oyuncaklarla, çiçeklerle donatıyor. Böylelikle kaybettiği bebeğinin ruhu ile bir çeşit ilişki kuruyormuş.



     Sanırım böyle bir geleneğin dünyada bir benzeri yoktur. Benim resimlerde gördüğüm biçimde görürsek çok şaşırtıcı bulacaksınız. Burası hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek için sabırsızlanıyorum. Kendi kişisel fikrim çok hoş bir buluşla, sığ bir suçluluktan kurtulma dürtüsü ve güzel bir manevi tatmin duygusu arasında gidip geliyor.



    TOKYO TOWER

     Şu Japonlar acayip insanlar. Aynı bünyede hem son derece geleneksel olmayı hem de son derece taklitçi olmayı son derece doğal karşılıya biliyorlar.



     Tokyo kulesi Eifel kulesinden 13 metre daha büyük tam 333 metre boyunda. Tokyolular düşünmüşler taşınmışlar yahu bu Eifel kulesi pek uzak, özürlük anıtı desen o da öyle biz buraya birer tane yapalım arada göresimiz gelirse gider görürüz. Tam olarak böyle mi demişler bilmiyorum ama tam olarak bunu yapmışlar. Tabi ki bir Japon dokunuşu ile asansörlerini yeni model koyu vermişler.

     Kulesinden manzarayı çok beğendim berrak bir havada kentin popüler bölgelerinin büyük kısmını gözlemlemek mümkün. İlginizi çekerse çıkmayı düşünebilirsiniz.



     Akihabara Elektrik Kenti

     Buraya boşuna elektrik kenti dememişler. Gerek dükkânların dış görselleri ve gerekse satılan ürün çeşitliğini bakımından tam elektrik kenti konumunda. Bu yaşıma geldim bu kadar parlak dekorlu bir bölge görmedim diyebilirim sizlere. Görsel uyaranların çokluğu insanı sersemletecek boyutta. Bölge teknoloji mağazaları, oyun binaları ve manga oyun evleri ile dolu. Sizde bu çok renkli halini gece de görebilin diye program sonuna yani akşam vaktine bırakmanızı öneririm.



     Japonya denilince akla hemen elektronik cihazlar ve Sony, Toshiba, Panasonic gibi markalar gelir. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi, Tokyo gerçek anlamda bir elektronik cenneti. 8 katlı ve her bir katı bir süpermarket büyüklüğünde olan elektronik mağazalarına ne ABD'de ne de başka bir yerde rastlayabilirsiniz. Bizdeki MediaMarkt ya da Bimeks gibi mağazaların 7-8 katlı olanlarını ve her katında ayrı bir ürün gamının (örneğin giriş katları genelde cep telefonu ve aksesuarları, onun üstü bilgisayarlar, onun üstü ses ve görüntü sistemleri vs.) satıldığını düşünün. Yodobashi Camera, BIC Camera ve LABI, Tokyo'nun en büyük elektronik mağazaları. Bu mağazaların adındaki "Camera" sizleri yanıltmasın. Masaj koltuğu, oyuncak robot, fırın dahi satılan bu tür mağazaların en büyükleri ise, Tokyo'nun elektronik bölgesi sayılan Akihabara'da. Akihabara'da bu dev mağazaların dışında pasajlar içerisinde irili ufaklı pek çok elektronikçi, cep telefoncu ya da bilgisayarcı bulabilirsiniz. Fiyat açısından fikir vermesi açısından şunları söyleyebilirim: Ufak tefek elektronik aletlerin fiyatı Türkiye'dekiyle hemen hemen aynıymış, yani fare, klavye, taşınabilir bellek gibi ufak bütçe gerektiren cihazları Japonya'dan almanıza gerek yok, ama dizüstü bilgisayar, PlayStation 4, Xbox, kamera vb. daha büyük bütçeli ürünler buralarda daha uygun fiyata alınabiliyormuş. Özellikle Sony'nin ürünleri oldukça uygun fiyattan satıldığı belirtiliyor. Buradan alışveriş edecek arkadaşlarım almadan önce 110-220 volt konusunu konuşmaları gerektiği konusunda uyarırım.



      Burada sadece elektronik yok aynı zamanda kentin oyun merkezi. Her yer oyun salonu, hizmetçi bar, kareoke dükkanı dolu. Fantezide sınır tanımayan çeşitlilikte oyun ve eğlence alternatifi var. Ben ne yazsam az gelecek en iyisi siz görün. Bu Japonlar çocuk gibi insanlar yahu koca koca adamlar ve kadınlar binalar dolusu salonlarda, pijamaları ile sabahlara kadar oyun oynuyorlar.


Sigara içilmesi için yapılmış otobüs desem

     Son söz Akihabara elektrik kenti çılgınlığın ve Tokyo'nın ışıltılı parlaklığının vücut bulduğu yer diyebilirim. Gezinizin unutulmaz saatlerinden birisi olacak.

       Biraz daha alışverişe zaman ayırdığınız bir gün olacak ama inanın bu bulduklarınızı Tokyo dışında bulamayacaklarınızdan seçtim. Kültürel ve eğlence içerikli pek çok gününüz olacak merak etmeyin. Ayrıca ilginç suşiler, çok çılgın wafflelar, son derece değişik pirinç kurabiyeleri ve sandviçlerinde tadabileceğiniz bir gün olacak. Sabah, öğeden sonra ve akşam üzeri her üç bölümü de çok severek ve şaşırarak ekledim sanırım seveceksiniz.



     Shin Okubo Kore Mahallesi olurda Tokyo'da minik bir kaç saat ayarlayabilirsem görmek isteyebileceğim yerlersen birisi. Bu mahallede Kore yemeği yemek, Kore çarşısı falan bu Japon çılgınlığının içerisinde ilginç olabilir. Ancak kültürel bir doz aşımı da yapabilir diye endişeliyim.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör