• Murat Hüseyin inceoglu

NARA 奈良 Japonya'nın Geleneksel yüzü

Güncelleme tarihi: 26 Kas 2019

   Nara ülkenin en eski başkenti ülkeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden bugün bile gerekli saygıyı görüyor gibi görünüyor. Burası tam anlamıyla geleneksel ve eski havasını korumuş minik bir Japon kenti. Nüfusu 370.000 kişi kadar olan kent 710-784 yılları arasında Heijō-kyō adıyla ülkeye başkentlik yapmış. Bu dönemden kalan yapılar Nara park adı verilen devasa bir yeşillik alan içerisinde korunmuş. Unesco dünya kültür mirası listesine girmiş pek çok yapı ve bahçe var bu parkın içerisinde. Sözün özeti Japonya gezinizde bir tam gün ayırmanızı kesinlikle hak eden bir rota.



    Eğer kente trenle geldiyseniz ki muhtemelen öyle olacaktır Nara Park'a 1.5km yolunuz var ve yürüyerek kat etmenizi öneririm. Önce bir kilometre kadar Senjo doriden ilerleyeyin. Burada içecek ve yiyecek temini yapmanız çok yararlı olur. Çünkü Nara park çok büyük bir alana yayılmış bir park ve burada 4-5 saat kadar kalacağınızı düşünmelisiniz. Yanınızda su ve atıştırmalık olmasını öneririm. Japon kentlerinde sık gördüğünüz yoğun çarşı pazar ve yiyecekçi dükkanları parkın girişinden itibaren kaybolacak.




   Naramachi

   Geleneksel Japon mahallesini gözlemleye bileceğiniz bir yer. Alçak binalar, dar sokaklar, sıkışık düzen mahalleler gösterişten uzak yapılaşmalar. Kırsal Japonlar nasıl yaşar, geleneksek Japon kenti nasıl olur bir burada görebilirsiniz. Ha bir de o mini minnacık İsuzu marka arabaların neden o kadar mini minnacık olduğunu idrak etmeniz için de iyi bir gözlem olacak. Çarşısı, sokağı mahallesi derken şöyle bir göz atıp yolumunuza devam edebilirsiniz.

   Kofukuji Tapınağı

   Burası Nara parkının hemen girişinde sizi karşılayacak olan büyük bir tapınak. Ülkeyi 1100 yıl yöneten Fujiwara hanedanlığının aile tapınağı olarak yapılmış. Bugünkü tapınak yangınlar ve yenilemeler sonrası 1426 yılında yapılmış ve pagodası (hani üst üste çatılar gibi görünen kulesi) ülkenin ikinci büyüğüymüş ve kentin en çok fotoğrafı çekilen eseriymiş. Bu çok kutsal mabet kentin şaşalı yıllarında 175 binalık bir kompleksten oluşmaktaymış. Pagodasının görüntüsü çok etkileyici doğrusu. Hani bir sosyal medya paylaşımı veya profil fotoğrafı arıyorsanız tam da doğru yerdesiniz.




  Hemen yanında ülkenin ikinci büyük müzesi olan Nara Ulusal Müzesi bulunuyor.İçerisinde pek çok ulusal eser sergilenmekte. Eğer vaktiniz bolsa bir göz atabilirsiniz. Ancak bu noktada parkın büyük ve kayda değer noktanın çok olduğunu değerlendirin. Eğer vaktiniz azsa veya enerjiniz düşükse burayı geçebilirsiniz.



   Geyikler

   Hiç şüphesiz ki Nara parkının söz edilmesi gereken en ünlü sakinleri geyikler. Tanrıların habercisi olarak gökyüzünden indiklerine inanıldığı için kimse tarafından dokunulmazlarmış. Aslen yabani bir hayvan olmasına karşın Nara parkın içerisinde geçirdikleri 1300 yılda ehilleşmişler ve insana aşırı alışmışlar. Geyikleri beslemek için bisküvi alıp vermek mümkün ve çok cana yakınlar. Ancak kişisel beslenmeniz için çıkarttığınız gıda maddelerinden de paylarını almak konusunda çok ısrarcılar. Hani mahallenin sempatik köpeği veya şımarık kedisi kıvamında çok sokulgan ve oldukça aç sakinleri konumundalar. Geyiklerin ellerinde yiyecek olan insanları kovalamasını çekmek ilginç gelirse kameranızı hazırlayın.




  Nandaimon Gate

   Burası büyük Todaji tapınağının güney kapısını oluşturuyor ve 1199 tarihliymiş. Kapı hakikaten çok güzel ve ilk haliyle öylece duruyor. Ben bir Türk olarak bu duruma büyük üzüntü ve kıskançlıkla bakıyorum. Elin yedi düvel milletinin tarihlerine ve kültürlerine sahip çıkışları ile bizim kültürü umursamazlığımız bende derin bir üzüntü bırakıyor. Hint mimarisi tarzında yapılmış olan tapınağın iç tarafında iki koruyucu tanrı heykeli göze çarpıyor. Bu cümleler görmeyen için laf kalabalığı gibi gelebilir ama güzel bir yer belirteyim. Ve geyikler her yerdeler. Bu geyikler kuzeyin dev ren geyikleri değil de daha çok Bambi filmlerinden aşina olduklarınıza benziyorlar. Geyik fobiniz varsa Nara'ya gelmeden aşmaya çalışın.



   İsuen Garden

   Burası tapınak keşişleri tarafından Zen felsefesine göre düzenlenmiş bir huzur bahçesi. Dizaynı 1640 yılında yapılmış. Girişi 900 yen olmasa daha iyiydi ama son derece huzur dolu bir yer. İnsanın kendiyle baş başa kalıp huzur bulabileceği tipte bir yer. Son bahar ve ilk bahar görüntülerine de bayıldım. Yazın kırmızıların biraz daha az oluğunu unutmamak gerekir.



   Todaiji, "Great Eastern Temple"

   Artık Todai-ji tapınağına ulaşmış oldunuz. Özelliği ise, dünyanın en büyük ahşap yapısı olması. Bu söz sizin kafanızda nasıl bir şekil canlandırdı kestiremiyorum ama oldukça büyük bir şey canlandırsın diye önereyim. Çevresi çok güzel bir bahçe içerisinde geyiklerle çevrili bir alanda yer alan gösterişli bir yapı. İçerisinde yer alan 15 metre yüksekliğinde olan ve Japonya’nın en yüksek ikinci buda heykeli Daibatsu var. İddiaya göre 2,600,000 kişi, bu tapınağın yapımında görev almış ve içerisinde yer alan budanın ağırlığı 500 tonmuş.



   Tapınağın hemen yakınında Todaji tapınağının dev çanı da içinde bulunduğu ahşap yapı ile ilginç bir ilgi odağını oluşturuyor.



   Nara ile ilgili bu noktaya kadar okuduklarınızdan ve gördüklerinizden buranın yoğun kültürel ve tarihi dokusunu sezmişsinizdir. Tokyo ve Osaka'da bu tarz yoğun bir doku olmayıp burada olmasının aslında bir nedeni var. İkinci dünya savaşında önce tüm Japonya'yı gezen Amerikan savunma bakanı Harry Stimson Nara ve Kyoto'nun görkem ve güzelliğinden çok etkilenir bu nedenle savaşta bu kentlerin bombalanmamasını sağlar. Bu sayede bugün Japon anıtsal kültürel tarihi oldukça korunmuş haldedir.




   Nigatsudo

  Todai-ji’den çıktıktan sonra hemen yanında ve biraz da yukarısında olan bu tapınağa mutlaka çıkmanızı öneririm. Buranın en güzel yanı harika Nara şehri manzarası sunması. Sessizliğin ve huzurun hakim olduğu çimenlerle kaplı tepelerin üstünde bir yer burası. Özellikle geyiklerle birlikte sanki Jurasic Park filmlerini andırır bir hali var. Ay tanrıçasına adanmış bir yer yazları burada rahiplerin ateşle yaptıkları bir gösteri var umarım denk gelirsiniz. Ying ve yang sembolündeki beyazı temsil ediyormuş burası.Müthiş etkileyici bir atmosferi var. Ataların ruhlarının yaşaması için ayrılmış ruh evleri, tapınak görseli ve ortam çok etkileyici.




   Kasuga Taisha

  Burası da dünya kültür mirası listesinde bir tapınak yine ay tanrıçasına adanmış. Parkın uzak noktasına düşen bir yerde. Çok sayıda figür ve sıradışılıkla dolu bir yolu var ama yürümenizin karşılığını alabileceğiz bir yer. Çok yorulduysanız burayı pas geçip ayrılabilirsiniz. Parkın içerinden istasyona giden otobüs hatları var. Özellikle bir ve iki numaralı otobüsler parkın içerisinde iki yerde duruyor.


Görsellerden seçmekte oldukça zorlandım. Eğer fotoğraf meraklısıysanız sizi parktan çıkarmaktan çok zorlanacaklar demektir. Nara Japonya'nın ilgi odaklarından birisi olarak parlıyor. Işığı insanı içine çeken bir çok güzel bir obje gibi, sakın kaçırmayın derim.

1 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör