• Murat Hüseyin inceoglu

LiECHTENSTEiN "Minik ülke"

Güncelleme tarihi: 19 Kas 2019

    VADUZ & SCHAAN

    Okunuşu “Lihtenşıtayn” olan dünyanın 6. küçük ülkesi. Alanı 160km2, sınırları 76km. Kendisi ve komşuları bir denize komşu olmayan dünyadaki iki ülkeden birisi (ikincisi Özbekistan). İsviçre ve Avusturya’nın ortasındaki ülkenin, yarısını Rhein vadisi, yarısını Alp dağları oluşturur. Size genel kültür olarak bu ülke hakkında bir şeyler yazacağım. Bu bilgilerin size ne gibi bir yararı dokunacak bilemiyorum ama oldukça hoşça vakit geçirteceğini umuyorum.



    Bu minik ülkeye araba ile gitmiyorsanız direk uçak veya tren ile gitmeniz mümkün değil. İsviçre aktarması yapmanız gerekiyor. Ama size tavsiyem Konstanz gölü gezisi sırasında uğramanız.



    Ama yazılanlara göre çok dakik bir otobüs sistemi var. Ülkenin nüfusu sadece 35.000 kişi (valla). Bu kişilerinde yaklaşık 900’ü Türk vatandaşı. Ancak gündüz buraya çalışmaya gelen İsviçre veya Avusturya vatandaşları ile nüfus 50.000 kişiye ulaşıyor.



     Bu arada baştan bahsetmedim ama kişi başına düşen milli gelir 94.000 dolar düzeyinde. Yani ülkemizden 9 kat, İsviçre ve Avusturya’dan yaklaşık iki kat zengin bir ülke. Bu zenginliğin kaynağına inmeden önce ülkenin takma diş ve sosis zarı ihracatında Avrupa’nın önde gelen üreticilerinden olduğunu belirtelim. Ülkede 250’den fazla işçi çalıştıran 15 işletme varmış. Hilti adında matkap, tornavida gibi inşaat malzemeleri üreten dünya çapında bir markası bile var.


Kara paraların koyulduğu sanal banklalar, ortalıkta insan bile yok.

     Ülkenin güvenliğini 80 kişilik dev polis teşkilatı sağlıyormuş! Her polis konusunda o kadar uzmanlaşmış ki narkotik, asayiş falan gibi bölümleri yok. Bu polislerin İsviçre devletinden kiralandığını ve aslında yerli 8 üst düzey idareci polisleri var. Polisler yabancıların işlediği üst düzey organize işlere bakıyor. Yerel hapishanede kısa süreli 14 mahkûm, Avusturya’daki daha güvenli hapishanede ise uzun süreli 20 kadar mahkûm yatıyormuş. Mahkûm yatırmak için prenslik Avusturya’ya para ödüyor. Sınır polisleri sadece Avusturya kapısında ve iki adet memur var ve onlarda Avusturya’dan kiralık geliyor. İsviçre kapılarında kontrol yok, zaten para birimi de 1921’den beri İsviçre frankı.



     Başkenti Vaduz’da beş bin, ülkenin en büyük şehri olan Schaan’da ise altı bin kişi yaşıyor. Toplam 35,000 kişinin yaşadığı bu ülkede 73,000 şirket varmış. Bu şirketlerin çoğu vergiden kaçmak için kurulmuş “tabela şirket” olarak anılan cinsten. Liechtenstein’nın zenginliği bu firmaların sağladığı para akımı ve boyuna göre oldukça fazla olan ihracatından geliyor.

Ülkede 15 banka bulunmaktaymış ve bunların üç tanesinin kredi notu AAA imiş. Bizim bankaları merak edip araştırdım 6 bankamızın notu BAA düzeyinde. Liechtenstein bankalarında 50 milyar dolar civarında bir yatırım var. Bu komşusu İsviçre’nin 3,5 trilyon dolar civarındaki akıl almaz büyüklüne göre mütevazı olsa da çok büyük bir sermaye demek.

Kayak, Liechtenstein’ın ulusal sporu durumunda. Liechtenstein toplam 9 olimpiyat madalyası kazanmış, bu madalyaların hepsi de Alp disiplini kayak branşında kazanılmış. Böylece her 3.845 Liechtenstein’lıya bir olimpiyat madalyası düşmekteymiş ki bu dünyadaki en yüksek rakam.


Şehir kütüphanesi.

    İdari şekli prenslik ve kendisi 6 milyar $'lık servetiyle dünyanın altıncı zengin kişisidir. Prens zenginliğinin yanı sıra resim sanatına olan düşkünlüğü ile de tanınıyor. Prensin koleksiyonundaki resimler Vaduz Sanat Müzesi’nde dönüşümlü olarak sergileniyor. Prensin idare de çok geniş yetkileri var ancak halkında 1/3 imzası ile prensi görevden alma hakkı var.



    İşin güzeli Prens ailesi Liechtenstein devletinden ücret almıyor; devlet hazinesinden en ufak geliri yok. Aksine, eskiden zaman zaman kendi ceplerinden devleti finanse ettikleri olmuş. Avusturya’da, Çek Cumhuriyetinde ciddi mülkleri, yerli ve yabancı şirketlerde payları varmış.


Büyük ve değişik heykeller kente serpiştirilmiş durumda.

    Bizdeki duruma bakarsanız, herhalde bir ülkede özgürlüğün bundan daha büyük bir güvencesi olamaz gibi geliyor bana. Yalnız senin padişahı kovma serbestliğinin olması yetmez: padişahın da akıbetinden korkmadan çekip gitme özgürlüğü olacak ki medeni insanlar gibi oturup konuşabilesin; o kovma hakkı gerçek olsun, lafta kalmasın.


Kraliyet sarayı şehrin hemen üstünde.

    Tarihleri de çok acayip ve ilginç bunların. Ama ona da burada değinmeyeceğim gezi yazısının ruhunu bozmamak lazım değil mi?



   Eee hiç gezilecek yerlerden bahsetmedin derseniz kısaca deyineyim. Başkenti Vaduz nüfusu 5000,böyle olunca çarşısı da bir sokak zati.



   Hükümet, parlamento, dükkânlar, kâffeler, müzeler hepi yan yana 1 saate tümünü gezmeniz mümkün. İnsanda tuhan bir yer burası. Tek ve ana caddesinde yürürken öyle çok fazla bir insanla karşılaşmıyorsunuz. Ancak binalar çok alımlı ve bakımlı. Çok zengin bir hayalet kent görüntüsü çarşıya vardıkça değişiyor. Değişikliğin ana sebebi ise devlet bandosunun meydanda müzik yapması. Eğenceli müzik yapıyorlar doğrusu, hoş ortalıkta pek insan yok ama onlar yoğun bir kalabalığa çalıyor gibiler.



    Değişik heykeller var meydanda, bir hediyelikçi var bir magnet 6-7 euro ama madem buraya geldik bir tane alalım bari diyorsunuz. Yerel üretim bir şey görmedim genelde fabrikasyon şeyler. Sarayı da gezmek mümkünmüş ama o bizim ilgi alanımızın dışındaydı.


Çok az sayıda insana çarşıda rastlamak mümkün oldu.

Ülkenin üniversitesi bile var.

    Başkente tam 3 (yazı ile de üç) kilometre uzaklıktaki “en büyük kenti” 6000 nüfuslu Schaann ise biraz daha varoş görünümlü. O camlı banka ve şirket binaları burada yok. İçerisinden arabayla geçerek ülke turunuzu kolayca tamamlayabilirsiniz.


Scaann en büyük kenti.

Ülke küçük olunca trafik tabelasında üç ülkenin ismi geçiyor.

    Kıssadan hisse; gökten minik bir ülke düşmüş. Gezenlere eğlencelik bir gezi yapmak düşmüş. Konztanz gölü çevresi turu yaparsanız ki bunu kesinlikle öneririm, buraya da uğramayı unutmayın.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör