• Murat Hüseyin inceoglu

LViV "Ukrayna arslanı"

Güncelleme tarihi: 19 Oca 2020

    Lviv, Ukrayna’nın Polonya sınırına oldukça yakın sadece 70 kilometre var, başkent Kiev’den sonraki turistik anlamda en popüler şehri. Lviv’in ününün Türkiye'den direk uçuşların başlamasıyla belirgin arttığını söyleyebiliriz. Lviv’i sadece bir Ukrayna şehri olarak kabul etmemek yalnızca o gözle bakmamak gerekiyor çünkü tarihi anlamda önemi büyük. Polonya’dan tutun, Sovyet Rusya’ya, Nazilerden tutun Avusturya – Macaristan İmparatorluğu’na kadar hepsinin hâkimiyeti altına girmiş. Haliyle her farklı toplum kendisine ait bırakıp gitmiş buralardan.



    Şehir boşu boşuna son dönemlerde bu kadar ön plana çıkmamış. Geçtiğimiz yıllarda Ukrayna’nın kültür başkenti seçilen Lviv’de 60’ın üzerinde müze ve 100’ün üzerine kilise bulunuyor. Ayrıca şehirde film, müzik ve başka çeşitli alanlarda pek çok festival gerçekleştiriliyor, sonuç şehir hızla bir turist magnetine dönüşüyor,

    Nüfusu 800.000. Çoğunluk Ukraynalı, az Rus az de Polonyalı var. Hemen belirteyim nüfusunun %85’i kadın değil. Son nüfus sayımında 52/48 çıkmış. Fakat kadınların çalışması için pozitif ayrımcılık yapılması sebebiyle otobüs şoförlüğü ve pek çok meslek sadece kadınlar tarafından yapılıyor. Biraz göz önündeler yani.


Lviv yani aslan şehrin sembolü, her yerde görmek mümkün

     Hareketli, eğlenceli bir şehir Lviv kent merkezi çok ta büyük değil. Bir çok ülkede görmediğim kadar değişik tarzlarda döşenmiş kaffeleri var. Birinde ortaçağ, birinde heavy metal, bir başkasında sanat galerisi veya kütüphane tarzı var. Bir de öyle saat 21 oldu hadi yatalım artık tarzı hiç yok. Gece yarısına kadar ortalık her daim canlı ve hareketli. Biz kış ayında seyahat etmemize karşın sokaklar her daim hareketliydi.

     Lviv gerçekten turistik anlamda küçük bir şehir. Gezi anlamında gerçekleştireceğimiz çoğu aktivite Eski Şehir bölgesinde. Muhtemelen şehirde bir 3 gün geçirdiğiniz takdirde Old Town’da girilmedik sokak kalmamış olur. Eski kent Avrupa'nın genelinde olduğu gibi iyi korunmuş durumda. Bir de çok güzel kaffeleri olduğu için gezerken oldukça keyifli molalar verebiliyorsunuz. Çok övdüm ama hakikaten şirin bir kent burası. Kent merkezinden belli ölçüde uzaklaşmak sokakların bir nebze Türkiye ve bir nebze de Rusya havasına bürünmesine sebep oluyor. Böyle olunca insanın biraz morali düzeliyor, hani buralarda da salaş yerler varmış diye.



     Lviv Polonya sınırları içerisindeyken İkinci Dünya Savaşı sonrası Ukrayna’ya geçmiş. Bu nedenle diğer kentlerden çok farklı bir mimarisi var. İki tarihsel figürün doğduğu yer olarak biliniyor. Bunlardan bir tanesi, Osmanlı tarihinin önemli bir parçası olan Hürrem Sultan ve diğeri de Mazoşizm’in babası olan Leopold Ritter von Sacher (Masoch). Kendisi, başkaları tarafından aşağılanma, psikolojik ve bedensel acı çektirilerek cinsel anlamda uyarılma ve doyum sağlama olarak tanımlanabilecek Mazoşizm’in babasıdır. Lviv'de Mazo adında bir de cafe bulunuyor. Sipariş için oturduğunuzda garsonlar kırbaçla vurup dürtüklüyorlar.

     Son olarak Lviv, Ukraynaca’da “lion” yani “aslan” demek; dolayısıyla şehrin sembolü aslan. Şehrin birçok noktasında aslan ile ilgili motifler, heykeller mevcut Ülkenin en “Avrupai” şehri olarak nitelendirilen bu güzel şehir, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almayı sonuna kadar hak ediyor.



  Ben bizim yaptığımız gibi başlayacağım ve ilk başlangıç için bir kafe ve restoran ile başlayacağım. Fiyat konusu ile ilgili pek çok yazı okumuş olabiliriniz. Ama çok ucuz diye yazılan yazılar doğru değil en azından bu zaman diliminde ne Lviv ne de Kiev ucuz değil. Ancak pahalı da değil. Buraların en kalbur üstü restoran ve kaffelerinde Türkiye için normal sayılabilecek fiyatlara yemek yemeniz mümkün.

Yani canınızı sıkmayacak bir fiyata güzel şeyler yemek ve çok hoş mekanlar görmek için bile gelinebilir bu kente.



     The First Lviv Grill Restaurant of Meat and Justice

     Burası bir et restoranı. Anlatanlar çok aşırı beğenmiş olduğu için gittik ve o anlatanları tebrik ediyoruz. Biz de çok beğendik on numara bir restoran. Orta çağ konseptine bezenmiş. İçeride işkence aletleri de bulunan tuhaf ama çok lezzetli bir yer.




     Ardada garsonlardan birini işkence aletine sokup biraz hırpalıyorlar. Hesap kütüğe batırılmış balta ile geliyor. Yani kısaca et ve işkencenin dayanılmaz cazibesine hazır olun. Ortam güzel yemekler çok lezzetli. Ama et şaşlık için bir cümle yazmazsam çok kırıcı olabilir sadece şaşlık yemek için Lviv'e gelinebilir.



    Hafta sonu gelecekseniz yer ayırsanız iyi olur. Biz yer ayırtmadık ama erken gittik ve kolayca oturduk. Ama önünde uzun kuyruklar oluştu ve biz kalkarken halen kuyruk sürüyordu. Ben sizleri uyarmış olayım.



     Lviv Coffee Manufacture:

    Çok kalabalık kahve satmanın yanında hediyelik çok hoş fincan, cezve ve kahve malzemelerininde bulunduğu bir yer. Gitmeden çok okudum Coffie manufactura ve Lviv Coffie manufactura adı altında iki mekân var. Yorum yapanların hangisine yorum yaptıklarını bilerek yapıp yapmadıklarına emin değilim çünkü bunlardan birisi daha ziyade hediyelikçi gibi buna dikkat edin. Türk kahvesi dâhil her tür kahve yapıyorlar.


Kahve likorü, biraz tatlı ama hoş.

Son söz: Otelimiz Swiss Otel Lviv 4 yıldızlı bir tesis. Puanı 9.2 Hiçbir kategoride beğenmediğimiz bir şeyi olamadı. Kent merkezine çok yakın arada otele uğrama fırsatı var.Umarım siz de bizim gibi seversiniz. Bina eski ama odalar temiz, kahvaltı süper, yeri çok iyi ve son olarak odanın ısınması çok yeterli.



Rynok Square (Pazar meydanı)

    Bu meydanı Türk yorumcular hep Taksim meydanına benzetmişler. Eğer şimdiki halini değil birkaç yüz yıl önceki halini bilip benzetiyorlarsa bir şey diyemem ama ben pek benzetemedim doğrusu. Rynok Square tam anlamıyla Lviv’in Old Town bölgesinin göbeği. Kare şeklinde bir meydan, ortasında belediye binası var. Siz içindeyken o kareyi hiç hissedemeyeceksiniz. Ama ben uydudan baktım kare var inanmadıysanız siz de kontrol edebilirsiniz. İsteseniz de istemeseniz de buradan yolunuz en az birkaç defa geçecek, kaçarınız yok. Zaten çoğu İtalyan ve Avusturyalı mimarların elinden çıkmış olan binalar o kadar güzel ve her daim hareketli hali sizi buraya çekecek. Sanırım burada vakit geçirmekten o kadar haz alacaksınız ki, ayaklarınız sizi gün sonunda hep oraya götürecek.


Bu heavy metal tarzı seçmiş bir kafe

Bu da yan dükkandan tarz o kadar hızlı değişiyorki şaşırıp kalıyorsunuz.

    Meydan genelinde pek çok kafe ve restoran göreceksiniz. Bunların çoğunu turistik diye değerlendirmemiz yazılmış hep çünkü bu meydan yerli halkın da aktif olarak vakit geçirdiği bir bölge, dolayısıyla buraya turistik bir yer gibi bakmamalısınız. Biz burada pek çok yer denedik ve hiç memnuniyetsiz olduğumuz olmadı doğrusu.


Hareket gece gündüz hiç bitmiyor meydanda.

     Lviv Belediye Binası  ( Lviv Town Hall )

    Gittiğim şehirlerde eğer bir kuşbakışı bakma olanağı varsa bunu hiç kaçırmam. Lviv’de de bunu gerçekleştirebileceğimiz yer tam olarak burası! Belediye binasının en üstünde bir seyir kulesi var. İlk 3 ya da 4 kat bildiğiniz belediye çalışanı ortamı. Belediye binasına girer girmez asansörü bulabilirseniz buna binip, en azından kule kapısını olduğu kata kadar asansörü kullanabiliniriz. Sonra zaten ayaklarınıza fazlasıyla ihtiyacınız olacak çünkü neden asansör masansör yok, tırman yukarı tırman!



    Gerçi böyle kulelere çıkmayı seviyor ve öncelerde de tecrübe ettiyseniz, amaaan bunları da niye soruyorsam! seviyorsunuz ben gözlerinizden okuyabiliyorum. Hadi sevin gari. Rynok meydanında kenti tepeden görmek ilgi çekecek bir deneyim olacak, 400 basamak merdiveni saymazsak. Ben sadece çatı bile görecek olsam böyle yerlere çıkmayı cidden çok seviyorum. Sanırım sizde…



     Lviv Opera House

     Lviv Opera Binası şehrin simgesi olarak sayılabilecek yerlerden. Görünce hepimiz aynı hisse kapılacağız çünkü bu bina Paris ve Viyana’daki opera binaları ile kıyaslanacak kadar başarılı kabul ediliyor. Neden bu denli övüldüğünü zaten yalnızca mimarisini görünce bile anlayacaksınız.



    Sadece dışarıdan bakmakla kalmayıp içini de görmek, hatta bir opera ya da bale izlemek isterseniz çok pahalı olabilir diye düşünmeyin çünkü bilet fiyatları gerçekten çok uygun. Çok şükür Ukrayna’da bu gibi aktivitelerde bulunmak da çılgın fiyatlı değil, seviyoruz seni be Ukrayna.



    İsterseniz programa bakıp bilet alabilirsiniz. Yok ben ille de etçide oturur sonrada kahvemi içerim diyorsanız bu da bir seçenek. Tatil sizin.


Gaz lambasının mucidi.

Lviv Opera Binası’nın hemen önünde uzanıp giden tatlı mı tatlı, Christmas pazarlarından hallice bir şehir pazarı oluyor. Bizim orada bulunduğumuz tarihte de vardı. Hediyelik eşyalara, içkiye kadar türlü türlü şey ne ararsanız mevcut. Geceleri de bu meydan hayli hareketli. Bir gece yolunuzu buraya çıkartın pişmz.an olmazsın .



    Virmenska Sokağı

    Virmenska Caddesi Lviv halkı arasında “Ermeni Sokağı” olarak da biliniyor, çünkü zamanında Lviv ve civarına göçen Ermeniler çoğunlukla bu sokağa yerleşmiş. Bu kısa sokağı şöyle bir dolaşın. Burada bir kilise var; güya Van’daki Akdamar adası kilisesinin kopyasıymış. Ben pek benzetemedim doğrusu.



Potocki Sarayı

    Lviv gezi rehberi kapsamında bir saray da yazmasam olmazdı, elbet bu şehirde de sevgili “soylular” kendilerine saraylar maraylar yaptırmışlar. Adından da anlayabileceğiniz üzere bu saray Potocki ailesine ait. Biz dışarıdan gördük güzeldi ancak içine de girebiliyorsunuz. İçerisi, Red Hall, Blue Hall, Mirror Hall şeklinde çeşitli bölümlere ayrılmış durumda. Burası aynı zamanda “Lviv Art Gallery” olarak da geçiyor. Ne bileyim resim iyi olur derseniz bakabilirsiniz. Yoksa çikolata, et ve kahve moduna devam.


Soğuk memleket çatılarda sarkıtlar oluşmaması için ısıtma var.

Her yer kahveci

Hatta eski bir tramvay vagonu bile. Kent hakikaten süprizlerle dolu.

     Arkhivna Sokağı

   Bu minik sokak daha çok gezerken göreceğiniz bir yer. Çünkü ilginç bir özelliği var. Özellikle sinema ile ilgileniyorsanız ilginizi çekecektir diye düşünüyorum. Son birkaç senedir Lviv’de gerçekleşen bir bağımsız film festivali olan KinoLev Festival’a ithafen bu sokağın tam 7 farklı adı var ve muhtemelen seneler geçtikçe de artacak. Her sene sokağın başına bir tabela ekleniyor ve sokak yeni bir isim daha alıyor.


House of Legend

    Şimdi ben bu kadar ansiklopedik bilgi verdim ama sokağın da topu topu 20 metre olduğunu yazayım da görünce bu kadar sokak için mi bu kadar yazı yazmış demeyin. Minik bir sokağın eti, sütü ve yününden yararlanmak böyle olur sanırım.


House of Legend kaffenin çatısı

   House of Legend

   Arkhivna sokağına çok yakın hemen komşu sokakta bir kaffe. Lviv'de bu durum klasikleştiği üzere çok hoş kendine has efsaneler evi tarzı var. Bir şey yemek istemez iseniz bile çok dar merdivenlerinden çatısına kadar tırmanın çatısında Hary Potter'ın arabasını andıran bir araba var. İçerisinde poz verebilirsiniz.



    Eczacılık Müzesi: Rynok Meydanı’nı çevreleyen benzersiz taş binalar arasında Lviv’in en eski kimyacısı yaklaşık üç yüz yıldır çalışmakta. İçerisine girdiğinizde tarihi bir eczane görüntüsü var. Eski ilaç hazırlama eşyalarının bulunduğu bir mekan.


Resimde çatıdaki arabaya dikkat edin

     Italian Courtyard: İtalyan bir mimar tarafından yapılmış güzel bir avlu. 2 Grivna ödeyerek görülebiliyor. Çok büyük bir olayı yok, belki fotoğraf çekmek için uğrayabilirsiniz. 2 grivna da pek bir mesele değil hani. Seviyoruz seni Ukrayna leyn.



    Yard of Lost Toys

Kayıp, eski oyuncakların bir arada durduğu, hafiften ürkütücü bir alan. Civarda yaşayan birinin sokakta bulduğu iki kayıp oyuncağı “belki sahibi geri dönüp alır” düşüncesiyle buraya koyması ile başlamış.



     Bulmak için hayli sağında solunda dolaştık. En son yokdan geçen birine sorduk bize girişini gösterdi. Çok farklı olmuş. Oyuncaklar eski ve öyle boşlukta duruyor. Sanki arkanızı dönünce canlanacaklarmış gibi ya da arkanızdan iş çeviriyorlarmış gibi.



    Zamanla kayıp olan bir sürü oyuncak burada birikmiş, şimdi bir oyuncak mezarlığı olduğunu söyleyebiliriz. Sanki katil bebek chakie’nin evi kıvamında bir yer. Ama hayli de ilginç tabii. Bu kent sokaklarında iki günden fazla vaktiniz varsa bence buraya bir uğramalısınız. Bu sempatik ürkünç kıvamlı yer bakalım siz de nasıl bir his uyandıracak.



   Cabinet Lviv Cafe

   Burası Meat & Justice'e yakın konumda. Bir kaffeden çok kütüphaneyi andırması istenmiş. İçeriye girdiğinizde büyük kütüphane ortamında bül bül sesleri ile kahvenizi içiyorsuz. Denediğimiz tüp tatlılar çok güzeldi. Ortam da çok sempatik ve rahatlatıcı. Mutlaka görün derim.




    Atlas Cafe

    Bu kaffe Ranog meydanında zaten yolunuz sürekli buralarda olacak. Bir resim sergisini andıran bir iç mekanı var. Kendinizi Louvre müzesinde sanabilirsiniz. Güzel kahve konusu nedeniyle siz meydanda dolaşırken kazara gitmiş olabilirsiniz. Gitmediyseniz hadi gitseniz ya ne bekliyorsunuz? Ama daha yemek yemedik derseniz o zaman önce yemeğe geçelim.




   The Most Expensive Galician Restaurant burası çok ilginç bir mekân farklı bir giriş konsepti var. Restoranda menüde her şey 10 katı fiyatta yazılmış. Ama merak etmeyin paraları öyle değil. Meydanda ilginç bir barın üzerinde ikinci katta yerleşimli. Menüde değişik yemek seçenekleri var ancak meat & justice bir sınıf daha iyi belirmiş olayım.


Ördek severseniz lezzeti iyidi.


      Mons Pius Restaurant var ki burada yazmazsam her Türk’e haksızlık etmiş olurum. Lviv’in en tanınmış etçisi; biraz burnu büyük ve turistik ve hatta bu kent için yüksek fiyatlıymış. Ama ben böyle et yemedim diyen onlarca ve onlarca yazı okudum karar sizin. Bir gündüz bahçesine kadar gittik ki burası ermeni sokağın da zaten ama kaffelerde o kadar çok yediğimizden artık bir şey yemeye yer kalmadı.


Mons piusta pişmeyi bekleyen etler

Son olarak tatlı meselesi var biraz da ona değinmek istiyorum. Siz de neden yemek yiyemediğimizi anlamış olursunuz.



     Lviv Hand Made Chocolade

    Bu dükkan kısaca çikolatanın Slavca yorumu olarak tanımlana bilir. Lviv’in meşhur çikolatacısı olan Handmade Chocolate, büyük bir binada 4 katta hizmet veriyor. Alt katta çikolata yapımını görüyor, bir üstte çikolata satış yerine çıkıyor ve daracık merdivenlerini çıkıp üst kata geldiğinizde çikolata manyağı moduna geçmiş oluyorsunuz. En üst katta sütlü, bitter ya da beyaz çikolata içerisine fındık ya da badem koyup içebilir ya da buradan aldığınız çikolatayı karton bardağa koyup dışarı çıkabilirsiniz.



    Mutluluğun kesinlikle çikolatayla bir ilgisi var ya; bu sebeple hepinizin şimdiden mutlu olacağınızı hisseder gibiyim. Değilseniz dükkâna adım atar atmaz kakao kokusunu alıp ve bir parça çikolata yiyip, sıcak çikolata içince mutluluk hissi sizi saracaktır.


Sokaklarda dolaşırken kurabiye dükkanlarıda dikkat çekiyor.

   Bu dükkanın bir mağazası da Kiev'de Anderewksy yokuşunun en altında var. Burada kaçırdıysanız veya mide fesadı olup uğrayamadıysanız orada da düşünebilirsiniz.


Kaffe tarzı konusunda bu kadar ileri giden bir yer görmedim.

     Roshen Lviv

    Burası Ukrayna'ya özgü bir çikolata fabrikası. Eğer hediyelik çikolata almak istiyorsanız doğru yerdesiniz. Çok lezzetli ve çok anormal fazla çeşit var. Mağazanın vitrini özellikle geceleri başlı başına bir güzel. Fiyatta öyle pahalı değil. Bir düşünün isterseniz.



   Benim gözümden kentin özet anlatımı bitti umarım Lviv kentini sevdiniz. Bu şirin orta Avrupa tarzı kenti ben çok sevdim. Kesinlikle ülkemizde yanlış tanınmış olduğunu belirtmem lazım. Son olarak peki kaç gün kalmalısınız. Benim kişisel fikrim iki buçuk veya üç bu süre size yeterince dinlenme, kaffeleri gezme, kenti tanıma ve yemek yeme fırsatını verecektir. Dört günde buraya sadece yemek amaçlı gelmiyorsanız çok sıkılabileceğinizi yazmak isterim. Haydi Lviv sizi bekliyor.


Gaz lambasının mucidinin evi lamba temalı bir kaffe.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör